Ekran Bağımlığı

İlknur SEKE 26 Nisan 2019 Diğer Yazıları 735 -A+

                  EKRAN BAĞIMLILIĞI ÜZERİNE,

          Uzmanlar ekran bağımlığı konusuna dikkat çekiyor. Ekran bağımlığı Türkiye’ de ve Dünya’da televizyon yayınlarının başlaması ile gelişen bir olgu. Türkiye’de TRT  1964 yılında kuruldu ve ilk yayın 31 Ocak 1971 yılında yapıldı. 1972 yılından sonra ülke genelinde yayınlar yapılmaya başlandı.

         TRT'nin yayına başladığı dönemlerde her evde televizyon bulunmaz, televizyonu olmayan aileler televizyon bulunan ailelerin evlerine misafir olurlardı. O yıllarda başlayan ekran bağımlılığı, dönemin çocuk ve gençlerinde gelişmekle beraber, o dönem çocuk olan şimdilerin bazı yetişkinlerinde de hala televizyon ekran bağımlılığı devam etmektedir. O dönemin genç ve çocukları televizyondan etkilenip bağımlılık geliştirmişken, şimdilerde çok daha büyük bir tehlike yaratan ekran bağımlılığı cep telefonlarıyla farklı bir boyut kazanmıştır. Zira cep telefonları televizyondan farklı olarak taşınabilir ve neredeyse her an her yerde kullanılabilir olma özelliğine sahiptir.

         Evet cep telefonları artık yaşamımızın ayrılmaz bir parçası… Teknoloji aracılığıyla işlerimizi çok daha hızlı ve verimli yapmamıza olanak sağladığı yadsınamaz bir gerçektir. Bununla birlikte zamane insanının sorunlarından birisi NOMOFOBİ adı verilen cep telefonu bağımlılığı… Günümüz insanlarında, özellikle de gençlerinde yaygın olarak, cep telefonundan ayrı kaldığında panikleme veya ümitsizliğe düşme, etrafındaki konuşmalara veya işe odaklanamama ve sürekli cep telefonunu kontrol etme gibi davranışlar ekran bağımlılığını ortaya koyan göstergelerdir. Bu lise ve üniversite öğrencileri arasında yükselişte olan bir durum olmakla birlikte gençler artık duş alırken, yemek yerken dahi telefonlarından ayrı kalamıyorlar. Yine çok büyük oranda genç, yüz yüze konuşmak yerine kısa mesaj yollamayı veya tweet atmayı tercih ediyor. Ekran bağımlılığı madde bağımlılığına benzer özellikleri ile yeni neslin vazgeçilmez takıntısı, hatta saplantısı haline geldi.

     Uzmanlar artık cep telefonunun bağımlılık yaptığı konusunda hem fikirler. Almanya’nın Köln kentindeki LVR klinikte görevli psikolog Dr. Ali Kemal Gün cep telefonunun bağımlılık yapıp yapmadığı sorusunu şöyle yanıtlıyor. Her telefon kullanıcısı tabi ki bağımlı değil. Bağımlı olmanın kriterleri var Bunlardan bir tanesi cep telefonu kullanmadığı zaman kişinin gösterdiği yoksunluk belirtileri. Kişi huzursuzlanıyor mu, hırçınlaşıyor mu, eksiklik hissediyor mu? Eğer bağımlı kategorisinde bir kullanıcı ise bunun tedavi yolları var. Psikolog Ali Kemal Gün, aşırı cep telefonu kullanımının insanların sosyal ve psikolojik gelişimlerini etkilediğine dikkat çekiyor.

       Connecticut Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’nde çalışan Yrd. Doç. David Greenfield’a göre akıllı telefonunuza olan psikolojik bağlanma durumu, dopamine (vücutta haz alma duyusunu kontrol eden hormon) düzensizliğini içerdiği için aslında diğer bağımlılıklara benzemektedir. Greenfield, sürekli cep telefonlarıyla iletişim halinde olanlara yardım edebilmek ve bu insanların dengeli bir yaşam sürmelerine katkı sağlamak amacıyla İnternet ve teknoloji bağımlılarına Yardım Merkezi kurdu.

       Uzmanlar tarafından, çocukların cep telefonlarıyla uzun zaman geçirmelerinin gelişimlerini olumsuz etkileyebileceği önemle belirtilmektedir. Cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar çocukları sosyalleşmeleri, el ve vücut becerilerini geliştirmeleri gereken bir yaşta gerçek dünyadan koparıp hareketsiz bırakmaktadır.  Cep telefonu radyasyonundan dolayı bağışıklık sisteminin zayıf olması hastalığa karşı dirençsiz kılabiliyor. Dünya genelinde çocuk nüfusunda artan obezite ve şeker hastalığının temel nedeni olarak hareketsiz yaşama dikkat çekmektedir. Kullanım hızı artıkça merkezden hakiki olandan uzaklaştığımızı unutmamalıyız. Sanallaşıyoruz, dijitalleşiyoruz. İnsanın en temel ihtiyacı olan insani ilişkiler zayıflıyor. Sonuç mu? Gençlerde anksiyete (sıkıntı) okuldan soğuma, derslerde başarısızlık, stres ve uyku bozukluğu… Uzun süreli cep telefonu kullanan kişiler, telefonu tuttukları kolda ön kolun dış kenarı ile serçe parmağı ve yüzük parmağında uyuşma, karıncalanma gibi belirtiler gözlemlenebilmektedir…

       Ayrıca cep telefonları sadece önemli verileri değil mikropları da taşırlar. Cep telefonlarının taşıdığı mikrop ve bakterilerin en az bozuk paralardaki kadar olduğu tespit edilmiştir.

      Araç kullanırken cep telefonu kullanımı, konuşma ya da mesaj atma gibi aktiviteler ile söz konusu olduğunda sürücünün dikkatini dağıttığı ve ellerini meşgul ederek kaza riskini ortaya çıkardığı da yadsınamaz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır.

     Sonuç olarak; gelişmiş ülkelerde cep telefonu ekran bağımlılığı farkındalığı ortaya çıkmış ve bir rahatsızlık olarak değerlendirilerek bazı ülkelerde, diğer bağımlılıklarda ki gibi yardım merkezleri oluşturulurken, bazı ülke lise ve üniversite öğrencilerine okullarda cep telefonu kullanım yasağı gündeme gelmiştir. Bugün Fransa okullarda yasak getirmiş, İngiltere‘de okullarda cep telefonu kullanım yasağı getirme konusu gündeme gelmiştir. Gençlerimizi teknoloji kullanımı konusunda daha fazla bilgilendirmeli ve bu konuda gençlerimizin farkındalığını artıracak aktiviteler planlamalı ve sistematik bir şekilde uygulamalıyız. Ve hepimiz ‘TEKNOLOJİNİN KÖLESİ DEĞİL, EFENDİSİ OLMALI’ felsefesini benimsemeli ve içselleştirmeliyiz.

İlknur SEKE

Elektrik Elektronik Mühendisi

 

    

   

 

 

Yorumlar